PAJK: Faşizmin sonu gelecek

147
GÖRÜŞLER

PAJK Koordinasyonu, Paris Katliamı’nın altıncı yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Faşizmin sonu geleceğini” vurguladı.

HABER MERKEZİ – 9 Ocak 2013’te üç Kürt kadın devrimcinin hedef alındığı katliamın altıncı yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan PAJK Koordinasyonu, “Sara’nın mücadelesini zafere götürme” sözü verirken, açlık grevlerine de dikkat çekerek, tecridi kırma ve faşizmi yıkma mücadelesi içerisinde olduklarını kaydetti.

PAJK açıklamasında, faşizme karşı olan herkesi, sistemin mağduru olan tüm kadınları “artık yeter” diyerek bu hamleye katılmaya, seslerini yükseltmeye çağırdı.

“Saraların, Ronahi ve Rojbinlerin, Sevelerin, Pakizelerin, Beselerin, Zarifelerin ardılları” olduklarını vurgulayan PAJK, “Zaferin, özgürlüğün, sosyalist bir dünyanın yaratılmasının savaşçılarıyız” dedi.

İNTİKAMI ALINACAK

PAJK’ın açıklaması şöyle:

“Partimiz PKK’nin kurucusu, kadın özgürlüğünün yaratıcılarından Sara(SAKİNE CANSIZ) yoldaşımızı ve özgürlük mücadelesinin değerli militanları FİDAN DOĞAN, LEYLA ŞAYLEMEZ yoldaşlarımızı 9 Ocak 2013 tarihinde Paris’te haince, alçakça bir saldırıda yitirdik. Onların özgür, onurlu ve direnişçi kişilikleri önünde saygıyla eğiliyor ve şahadetlerinin 7. yılında minnetle anıyoruz. Bu katliamı gerçekleştiren güçleri tanıdığımızı ve intikamlarını mutlaka alacağımızı belirtiyor, Sara’nın mücadelesini zafere götürme kararlılığımızı dile getiriyoruz

Katliamcı ve komplocu Türkiye devleti ve Erdoğan yönetimi bu suikastın sorumlusudur. Barış ve çözüm adı altında bir komplo süreciyle hareketimizi tasfiye etme planlarını devreye koyan faşist TC devleti tam da Önderliğimizin halkların özgürlüğüne ve barışına bir şans tanıdığı bir dönemde kendi karakterine uygun olarak bu katliamı gerçekleştirdi. Bu şekilde Kürt halkının ve kadınlarının özgürlüğüne ve yaşam hakkına asla izin vermeyeceklerini gösterdiler. Halkların özgür ve onurlu yaşamına engel olacaklarını sandılar. Oysaki Sara arkadaşın özgürlükçü ve direnişçi kişiliği bu mücadelenin ruhu olarak yaşamaktadır ve milyonlara mal olmuştur. Bu çizgi önü alınamaz, durdurulamaz ve yok edilemez düzeyde halklaşmış, evrenselleşmiş ve sisteme kavuşmuştur. Sara arkadaşın tüm ömrünü adadığı bu dava Kürt kadınının özgür yaşam kimliği haline gelmiştir ve zafere yürümektedir.

TECRİDİ KIRMA VE FAŞİZMİ YIKMA MÜCADELESİ

Bu katliamın sorumlularının halen açığa çıkarılmaması ve yargılanmaması Avrupa hukukunun ve devletlerinin tarihinde bir kara leke olarak kalacaktır. Bu suikastın sorumlularının netleştirilmemesi ve suçluların yargılanmaması Kürt soykırımının desteklenmesi anlamına gelmekte ve soykırımı sürdürme konusunda Türk devletini cesaretlendirmektedir. Kürt halkı, kadınları, gençleri, gerillası üzerinde katliamlara varan uygulamalar devam etmektedir.

Katliam ve komplo üzerine oluşturulan Erdoğan rejimi bugün de kendini güvende hissetmediği ve zayıf olduğu için tüm demokratik ve muhalif sesleri kesmeye odaklanmıştır. Güçsüzlüğünden dolayı daha da saldırganlaşmıştır. Önderliğimiz üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit ile Kürt halkının iradesini teslim almaya ve Önderlik görüşlerinin dışarıya ulaşmasına engel olmaya çalışmaktadır. Önderliğimizin özgürlüğü kadınların özgürlüğüdür, Önderliğin özgürlüğü halkların özgürlüğüdür, diyerek tecridi kırmaya ve faşizmi yıkmaya dönük büyük bir mücadele içindeyiz. Faşist diktatörlük tüm çabalarına rağmen Kürt halkının ve kadınların özgürlük mücadelesini engelleyememekte, yok edememektedir.

AÇLIK GREVLERİNİ SAHİPLENMEK GÖREVDİR

Leyla Güven şahsında Kürt kadınları yeni bir devrimci mücadele yılını karşılamaktadır. Zindanlarda açlık grevlerinde olan ve direnen tüm yoldaşlarımız, Amed zindanlarında direnen Sara çizgisinin takipçileridir. Faşizmin en demokratik eylemliliğe bile tahammül edemediği böylesi bir dönemde bedenlerini açlığa yatırarak Önderlik üzerindeki tecridin kırılmasını hedefleyen tüm direnişçileri selamlıyoruz, direnişlerinin zaferle sonuçlanacağına olan inancımızı ifade ediyoruz.

Zindanlarda gelişen direnişleri dışarda kitlesel sahiplenme ve eylemliliklerle karşılamak tüm demokrat ve devrimci kesimlerin görevidir. Faşizme karşı olan herkes, sistemin mağduru olan tüm kadınlar artık yeter diyerek bu hamleye katılmalıdır. Seslerini yükselterek, faşist uygulamalara karşı onurun, insanlığın, demokrasi ve özgürlüğün savunucu olmalıdırlar.

BAĞIMSIZ ÇİZGİDEN TAVİZ VERMEYECEĞİZ

Kürtlerin özgürlüğünün temel düşmanı olan AKP-MHP faşizmi Rojava’da kadın öncülüğünde gelişen devrime saldırılarını da devam ettirmektedir. İktidardaki gücüne dayanarak tüm Ortadoğu’yu ve halkların demokratik alternatiflerini boğma amacındadır. Bu nedenle Rojava devrimini korumak ve savunmak kadın özgürlüğünü ve faşizm karşısında özgür yaşam sistemini savunmak anlamındadır. Bu Saraların ömrünü verdiği mücadelenin zafere taşınması olacaktır. Şehitlerimize cevabımız onların yarattığı özgür yaşam sistemi ve değerleri koruyup geliştirmektir. Bu sistemi oluştururken de savunurken de hep halkların gücüne, kendi öz iradesine dayanan bir güç olarak gelecekte de temel gücümüzü halklarımızdan aldığımızın ve kendi öz savunmamızla faşizmle hesaplaşacağımızın bilinmesi gerekmektedir. Hiçbir zaman kendi öz gücü dışında bir güce dayanmayan ve bağımsız çizgisinden taviz vermeyen bir hareket olarak kendi savunmamızı yapmaya devam edeceğiz. Halkımızın özgürlüğünü sağlayacağız.

SOSYALİST DÜNYA SAVAŞÇILARI

Özgür kadın hareket olarak Sara arkadaşın yolunda yürümeye devam edeceğiz. Sara yoldaş yaşamını özgürlüğe, Kürt halkının bağımsızlığına, kadınların kurtuluşuna adamış, efsanevi bir liderdi. Dersim’in asi ve direngen geleneğinin, Kürt kadının doğal özünün ve bilgeliğinin takipçisiydi. Kendini direnişle, kavgayla, mücadeleyle yaratmış, tüm kadınların güç aldığı bir direniş abidesiydi. Sara arkadaşın eşsiz mücadele ve kavga dolu yaşamı Kürt kadınının küllerinden yeniden dirilişinin, özgürlüğünü kazanmasının ifadesidir. Bu mücadeleye sahip çıkmak, onların düşleri olan özgür yaşamı yaratmak ve intikamlarını almak Özgür Kadın Partisi olarak halkımıza temel sözümüzdür.

Bilinmelidir ki Sara ile ifadeye kavuşan, anlam kazanan, örgütlenen ve güç olan direnişçilik, özgürlük kimliği tüm halka, kadınlara mal olmuştur. Özgürlüğün tadına varmış ve dağların gücünü arkasına almış Kürt kadınını artık kimse durduramaz. Düşmanlarımızın hedeflediğinin aksine korkmadık, yılmadık, baş eğmedik. Direnişe, özgürlüğe daha da sarıldık, egemen erkek uygarlığının ve onun uşaklarının gerçek yüzünü daha iyi gördük, özgürlüğün yolunu daha güçlü çizdik. Şimdi binlerce kadın Saranın yolundadır, binlerce kadın onun intikam savaşçısıdır. Kürdistan halkı, kadınları ve özgürlük militanları bu katliamın hesabını soracaktır. Biz Önder Apo’nun, kavganın, direnişin, baş eğmemenin militanlarıyız. Biz Saraların, Ronahi ve Rojbinlerin, Sevelerin, Pakizelerin, Beselerin, Zarifelerin ardıllarıyız. Zaferin, özgürlüğün, sosyalist bir dünyanın yaratılmasının savaşçılarıyız.

FAŞİZMİN SONU GELECEK

Kürt kadının öncülüğünde gelişen özgürlük mücadelesi faşizmin, diktatörlüğün sonunu getirecektir. Bu diktatörlükle savaşmak, mücadele etmek onurluyum diyen her insanın temel görevidir. Tüm kadınları ve demokratik kesimleri baskılar karşısında sessiz kalmamaya, açlık grevlerinde direnen, Rojava devrimini korumak için savaşan ve Önder Apo’nun özgürlüğü için mücadele eden onurlu insanların yanında saf tutmaya çağırıyoruz.”

Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanal Medya