DKP/BÖG: Tecridi kırmak ortak mücadeleyi gerektiriyor

120
GÖRÜŞLER

Komployu kınayan ve tecride karşı direnişleri selamlayan DKP/BÖG, “Tecridi kırmak ile ezilenler üzerindeki sömürüyü parçalamak faşizm karşısında ortak mücadeleyi gerektiriyor” dedi.

HABER MERKEZİ – Devrimci Komünarlar Partisi ve Birleşik Özgürlük Güçleri (DKP/BÖG) Merkez Yürütme Komitesi, 15 Şubat Komplosu ve tecride ilişkin yazılı açıklama yaptı.

“15 şubat Uluslararası Komplo olarak tarihe geçen bu süreç kendini faşist Türk devletinin tecrit ve imha siyaseti ile yeniliyor” vurgusunda bulunulan açıklamada, şöyle devam edildi:

‘ÇÖKTÜRME PLANI DİRENİŞLE BOŞA ÇIKTI’

“AKP-MHP faşizmi ile biçim alan Türk devlet yapısı çöktürme planı ile başta Kürt halkı olmak üzere, Kürt varlığının olduğu her alana savaş açtı, işgallere soyundu. Halkı ve örgütü ile teması kopartılan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı tecritle başlayan çöktürme planının yürürlüğe girdiği siyaset, özgür alanların bombardımanı, Sur-Cizre-Nusaybin kentlerinin yok edilmesi ve Efrîn işgali ile tırmandırıldı. AKP-MHP faşizminin bu siyaseti karşısında Kürt halkının ve savaşçılarının, sosyalistlerin onurlu direnişi çöktürme planının tüm yapısını bozdu, boşa düşürdü. Tankların, topların, savaş teknolojisinin bir halkı, önderini, savaşçılarını yok edemeyeceği  gerçeği haklı bir savaş içinde olan Kürt halkının direnişi ile açığa çıktı.

‘ZAFERE DEVRİMCİ SAVAŞ ÇİZGİSİYLE ULAŞILACAK’

Leyla Güven öncülüğünde başlayan ve 100. gününe ulaşan bu direnişle AKP-MHP faşizmini geriletecek ve yıkacak bir mücadelenin önü açılmıştır. Leyla Güven öncülüğünde başlayan bu direnişin kitleselleştiği, sokaklara yayıldığı anda ve Kürt kentleri ile batı metropellerinin aynı hedef doğrultusunda birleştiği koşullarda çöktürme planı terse dönecek; ezilen halklar ve işçi sınıfı karşısında AKP-MHP faşizmi diz çökecektir.

Erdoğan’ın halklar üzerinde mermi siyaseti yürüttüğü bu dönemde direniş zafere mutlaka sokakta ve birleşik devrimci savaş çizgisinde ulaşacaktır. Uluslararası komplonun 20. yılında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kırmak ile işçi sınıfı ve ezilenler üzerindeki sömürüyü parçalamak faşizm karşısında ortak mücadeleyi, yan yana dövüşmeyi gerektiriyor. Halkların zafer için, faşizmi yıkmak için örgütleneceği tek mücadele yöntemi en geniş anti-faşist mücadele birliği ve birleşik devrim perspektifidir.”

Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanal Medya